Ön,Arka ve Yan Çapraz Bağ(ACL,PCL,MCL,LCL) Yaralanmaları

Diz eklemimizin içinde ve yanlarımda buluna ACL,PCL,MCL,LCL ligamentlerinin yaralanmalarını bu başlık altında inceleyeceğiz. Diz eklemini bütün halde tutan ve fonksiyonel olarak kullanmamızı sağlayan yapıların bütünü diz eklemi komplesini oluşturur. Diz ekleminin bir arada tutun ve bu mekanizmaya hareket sağlayan kaslar ile birlikte incelemek gerekir. Bu yaralanmaların ve travmaları oluş mekanizlarını anlamak için bu dokuları bazı anatomik ve fizyolojik özelliklerine basitçe bir giriş yapalım ve daha sonra yaralanma mekanizmaları ve tedavi kısmına geçebiliriz.

Dizin Anatomik ve Fizyolojik Yapısına Girişi

Eklem içinde eklem çevresinde ve eklemin uzağında başlayan ama ekleme bir türlü bağlantısı olan veya eklemi geçen yapılar mevcuttur.Sonuçlarını tanılarda ve anatomik resimlerde göreceğimiz bazı yapıların isimlerini ve kısaltmalarını altta vermeyi uygun buluyorum.

  • İntraatiküler stabilizatörler;

Ön çapraz bağ:           ACL
Arka çapraz bağ:      PCL
İç menisküs:                MM
Dış menisküs:             LM

  • Ekstaartiküler stabilizatörler :
Medial 4 lü
—————-
İç yan bağ:
Posterior oblik ligament:
Semimembranozus kası
Pes anserinus
MCL Lateral 4 lü
—————-
Dış yan bağ:
Popliteus kası
Biceps kası
İlio-tibial band
 LCL

Anterior Cruciate Ligamet / Ön çapraz bağ (ACL/ÖÇB): Yetişkinlerde yaklaşık 4 cm uzunluğunda ve 1cm genişliğinde intraartiküler bir yapıdır.

Posterior Cruciate Ligamet / Arka çapraz bağ(PCL/AÇB) :  Bu bağlardan birinin herhangi bir şekilde kopması veya görev yapamaz hale gelmesi, tibia ile femur arasında istem dışı ön-arka translasyon hareketlerine yol açar.

Medial Kollateral Ligament (MCL) : Medial dörtlünün en üstünde yer alan ve dizi içten destekleyen ana yapı, iç yan bağ veya medial kollateral ligamenttir(MCL).  10 cm uzunluğunda 1.5 cm genişliğinde bir bağdır. Bu yapı valgus(dış) ve rotasyonel (dönme) yüklenmelere karşı birincil stabilizatör olarak görev yapar.

Lateral Kollateral Ligament (LCL) :Lateraldeki stabilizatör dörtlünün temel elamanını ise lateral kollateral ligament (LCL) veya dış yan bağdır.  Bu bağ medialden farklıdır.MCL ye göre daha ince bir yapıya sahiptir

Arka çapraz bağ ön çapraz bağdan daha geniş ve iki kat daha kuvvetlidir.

Yaralanma mekanizması :

Diz hareketleri içerisinde yukarıda, sunduğumuz anatomik yapılar özellikle ekstansiyon (diz düz) ve nötral pozisyonda gergindirler. Diz ekleminin bağları genellikle sportif aktiviteler ve travmalar sırasında fizyolojik sınırların üstünde yüklenmelerle karşılaşılır. Esasen eklemin rotasyon kapasitesindeki aşırı derecedeki zorlamalar dizdeki yaralanma mekanizmalarının temelini noktasını oluşturmaktadır.

Dizde yaralanma mekanizmaları şu şekilde sıralanabilir.

  • Hiper ekstansiyon (Dizin düz  halinden bile daha fazla geriye gitmeye zorlama)
  • Hiper fleksiyon (Dizim fizyolojik sınırını aşan diz bükülmesi)
  • Zorlayıcı içe rotasyon
  • Zorlayıcı dışa rotasyon
  • Varus zorlaması (Diz ekleminin içe doğru zorlanması)
  • Valgus zorlaması (Diz ekleminin dışa doğru zorlanması)
  • Fleksiyon, valgus, dış rotasyon
  • Fleksiyon, varus, iç rotasyon
  • Ön panel travmasıAnterior Cruciate Ligament(ACL/ÖÇB) Yaralanması Mekanizması

Posterior Cruciate Ligament(PCL/AÇB) Yaralanma Mekanizması 1

Posterior Cruciate Ligament(PCL/AÇB) Yaralanması Mekanizması 2

Fizyolojik yüklenmelerin üzerindeki fleksiyon-valgus dışa rotasyon, fleksiyon-varus-içe rotasyon, zorlamaları en sık yaralanmaya yol açan zorlama yönleridir. Fleksiyon, valgus, dışa rotasyon zorlanmasıyla öncelikle medialdeki anatomik yapılar daha sonra ön çapraz bağ ve de iç meniskus zedelenir. Fleksiyon-varus içe ratosyonla zorlaması ile dış yan bağ veya lateral collateral ligament ve de lateraldeki yapılar yaralanma riski taşırlar.

Etiyopatogenez :

Travmanın boyutuna göre lezyonlar tek başına olabildiği gibi, birden çok yapıda veya fizyolojik sınırları aşan yükün devamlılığı ile progresif olarak diğer yapılara sirayet edebilir.

Literatüre göre :

Burkulma veya zedelenme (sprain) iki kemik arasındaki bağların yaralanmaları olarak isimlendirilebilir.

Konnektif doku yapısında olan bağ lezyonları üç grupta ayrılır.

1’ci dereceli bağ lezyonları; bağın az sayıda liflerinde veya mikroskobik düzeyde kopma oluıp bağın bütünlüğü bozulmamıştır. Bu bölgede yer yer duyarlılık, mikroskopik düzeyde kanama ve şişlik vardır. Fakat instabilite yoktur.

2’ci dereceli bağ lezyonları ; bağın çok sayıda liflerinde veya mikroskobik düzeyde kopma vardır. Doğal olarak eklemde daha çok inflamasyon(yangı) vardır ve rölatif daha fazla duyarlılık oluşur. Semptomlar 1. dereceye göre rölatif daha fazladır. Oluşan fonksiyonel bozukluluğuna karşın instabiliteye yoktur ancak olabilme ihtimali ve eğilimi olabilir.

3’cü dereceli bağ lezyonları ; .bağın bütünlüğünden kaybolmuştur. Semptamatoloji, fonksiyonel bozukluk ve instabilite belirgindir. Bu grup yaralanmalardaki instabilite stress testleriyle alt gruplara ayrılarak grupta incelenir. Laksiditenin klinik tanımı klinik stabilite testleriyle ortaya konulur.

İnstabilitenin klinik değerlendirilmesi:

Hafif :                         1+ eklemde     3-5 mm arası açılma veya ayrılma
Ota :                           2+ eklemde     5-10 mm arası açılma veya ayrılma
Belirgin :                  3+ eklemde     > 10 mm arası açılma veya ayrılma

Çapraz bağların öncelikli fonksiyonu tibia ile femur kemikleri arasındaki hareketleri sınırlamasıdır. Bu bağların fonksiyon yetersizliği veya birinin kaybı aktivitelerdefonksiyonel instabilite oluşturur. Fonksiyonel stabilite, nöromuskuler sistemin kontrolü altında eklem kontrolünün gerçekleştirilmesi olayıdır. Fonksiyonel stabilite, bağlar ve eklem görevlerini tam olarak yerine getirmesi ile yakından ilişkilidir. Çapraz bağların akut kopmalara bağlı gelişen klinik tablodaki instabilitede, eklem kontrolsüzlüğü olur.

Literatüre ve araştırmalara göre çapraz bağların temel fonksiyonlarından ilkini femur ve tibia arasındaki ön – arka plandaki hareketlerin engellemesi ve kontrolüdür. Ön – arka plandaki translasyon kayma hareketini, %86 oranında karşılayan güç ön çapraz bağdır . Ayrıca çapraz bağların hiperekstansiyonu engelleyici etkileri vardır. Çapraz bağlarda kopmalara yol açan yaralanma mekanizmaları bu engellemelerin fizyolojik sınırların ötesinde zorlanmasıyla meydana gelir.

Tedavi:

Travmatik kökenli diz patolojilerinin tedavisindeki ilk yapılması gereken şey, bacağın immobilizasyonu( haraketsiz bırakmak) veya dinlendirilmesi oluşturur.

Yaralanmadan sonra dizin istirahata alınması ile birlikte diz eklemi çevresine elastik bandaj sarılır. Bu süre içerisinde diz eklemini fiziki yüklenmeden koruması gerekmektedir bu yüzden koltuk değneği kullanılabilir. Yine bu süreç içerisinde medikal olarak antienflamatuvar ve analjezik ilaçlarla semptomların azaltılması hedeflenir.

Yukarıda ilk müdahale ve tedavi sonrası yaralanmış dizde yapılacak ikinci aşama klinik muayene bulgularının yardımıyla ön tanıya yönelmektir. Tanı konulmaksızın, uygulanan immobilizasyon 72 saati geçmemelidir ve tanı en kısa süre koyulup tedaviye başlanmalıdır.

Kesin tanının konulmasından sonraki tedavilerin belirlenmesinde kişinin; yaşı , aktivasyon seviyesi, instabilitenin boyutları, eşlik eden patolojiler ve genel laksiditesinin olup olmadığı gibi bir çok faktör uzman tarafından değerlendirmeye alınır.

Çapraz bağların kopması diz eklemindeki stabiliteyi,hareket kabiliyetini bozmaktadır. Özellikle ACL de yani ön çapraz bağda yerleşen derin duyumuzu alan (proprioseptif sensörler/ bacagımızın konumu vs gibi bilgileri verir.) sensörlerin yüksek oranda bulunduğu için diz ve vucut çalışması bozulur.Örneğin ön çapraz bağ kopukluğu sonrası sportif aktivasyonları sırasında, zıplama, dönme, ani duruşları içeren hareketlerde semptomlar daha belirginleşerek diz kontrolü tam olarak sağlanamaz.

Eğer travma ciddi boyutta ise bağın kendiliğinden iyileşme kapasitesi büyük oranda yoktur. Son yıllarda genç ve aktivasyon seviyesi yüksek popülasyondaki ön çapraz bağın tedavisinde cerrahi yöntemler tercih edilmektedir

Ancak ileri yaşlarda ve sedanter hayat tarzını benimseyen kimselerde ön çapraz bağ kopukluğuna bağlı semptomatik bulgular çok fazla değilse konservatif tedavi uygulanması tercih edilir. Konservatif tedavinin hedeflilerinden biri aktif kas gücü ile eklem üzerinde dinamik bir kontrol kuvvetinin sağlanmasıdır ve bu çalışmalarla birlikte dizin bozulmuş derin duyusunu tekrar kazandırmak için çalışmalar yapılmaktadır. Bu şekilde ön çapraz bağ eksikliği ile ortaya çıkabilecek fonksiyonel eksiklikler kısmen önlenmiş olunur.

Çünkü En Değerli Hazine Sağlığınız.

Sağlıkla Kalın..

Fizyoterapist Alper KIZIL

Bu Yazıyı Paylaş !

“Ön,Arka ve Yan Çapraz Bağ(ACL,PCL,MCL,LCL) Yaralanmaları” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir