Üzüntünün Beş Aşaması – Kübler-Ross Modeli

İlerleyen meslek yaşantımda karşılaştığım olaylara istinaden bize eğitimimizin bir parçası olarak verilen ve psikoloji biliminde yer alan bir modeli sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu modelin her sağlık profesyonelinin hatta insanın olduğu her yerde (meslek ve eğitim seviyesi fark etmeksizin) bilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Resim: Çığlık veya orijinal ismiyle Skrik, Norveçli ressam Edvard Munch tarafından yapılan 1893 tarihli tablo. Sanat Tarihi’nde orijinal adı Boğuntu dur.

“Elisabeth Kübler-Ross 1926 tarihinde İsviçre’de doğan ve 2004 yılında ABD’de gözlerini yuman bir psikiyatrist. Bilinen en meşhur çalışması Five Stages of Grief (üzüntünün beş aşaması) olarak bilinen çalışma. Bu çalışmaya göre, insanlar kendilerini ölüme yaklaştıran veya travma yaratabilecek etkide olan herhangi bir haber aldıklarında 5 aşamadan geçiyorlar.

Okumaya devam et “Üzüntünün Beş Aşaması – Kübler-Ross Modeli”

Bu Yazıyı Paylaş !

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS)

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) beyin ve spinal kordun üst ve alt motor nöronlarında dejenerasyonla karakterize ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır. Birçok ülkede Charcot ismi ile anılan bu hastalığın başlangıcı  Aran Duchenne’le 1840 yılına kadar uzanır.  1840 yılının sonlarında Aran ve Duchenne hastalık hakkında bilgi vermesine rağmen, ALS’nin ilk klinik ve patolojik tanımlamasını Jean Martin Charcot (1874) yapmış, 25 olguyu içeren çalışmasında, göz bulguları ve  mesane disfonksiyonu olmaksızın, progressif asimetrik güçsüzlük, kaslarda erime, derin tendon reflekslerinde artma ve patolojik refleksler (Babinski) gibi klinik bulgularla birlikte otopsi verilerine de dayanarak  ALS’yi tanımlamıştır. Hastalık başta İngiltere olmak üzere bazı ülkelerde Motor Nöron Hastalığı ve 1930’lu yıllarda bu hastalığa yakalanan Amerikalı ünlü beyzbol oyuncusuna ithafen Lou Gehrig Hastalığı olarak da adlandırılır. Okumaya devam et “Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS)”

Bu Yazıyı Paylaş !

Çocuk Felci (Poliomyelit)

Poliomiyelit, üç tip enterovirüs (poliovirus tip 1, 2 ve 3) kaynaklı bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Poliomiyelit aynı zamanda “çocuk felci” olarak da bilinir, çünkü genellikle küçük çocuklarda ve çocuklarda felce neden olur.

Bulaşması Yayılması

Son derece bulaşıcı özelliği olan virüs esas olarak fekal-oral yol sayesinde olmak üzere kişiden kişiye yayılmakta veya daha az sıklıkla kontamine su veya gıda ile ve kalabalık ortamlarda havaya yayılan damlacık şeklinde bulunan mikropların solunmasıyla bulaşmaktadır.

Okumaya devam et “Çocuk Felci (Poliomyelit)”

Bu Yazıyı Paylaş !

Guillain Barre Sendromu (GBS)

Literatüre göre Guillain Barre Sendromu (GBS), sıklıkla hızlı ilerleyici, simetrik güçsüzlük ve arefleksi(tepkisizlik/refleks kaybı) ile karakterize akut inflamatuar(1) çoklu nöron tutulumu olan bir sendromdur yani bir polinöropatidir

Tablo sıklıkla spesifik olmayan enfeksiyondan birkaç gün veya haftalar sonrasında ortaya çıkan ilerleyici güçsüzlük, eşlik eden hafif duysal semptomlarla ilerler. Okumaya devam et “Guillain Barre Sendromu (GBS)”

Bu Yazıyı Paylaş !

Obstetrik Brakial Pleksus Yaralanması (OBBP)

Brakial plexsus yapısı çok karışık bir sinir yumağı olarak düşünülebilir. Şematik gösterimine bakarak başlayalım.

Brakial Pleksus Şematik Gösterimi 

Yukarıda ki şekilde görüldüğü üzere sinirlerin boyun omurlarından ayrıldıktan sonra bazı birleşmeler ve ayrılmalar yapmaktadır. Bazıları birleşip sinir gövdeleri oluştururken bazıları çarprazlanmakta ve sinir gövdelerinden ayrılmaktadır. Bu karmaşık yapı boyun omur segmentlerinden (C5-C6-C7-C8-T1/ varyasyonlar vardır) çıkıp boyunda aşağı doğru inerek clavicula kemiği arkasından/hizasından kola doğru ilerleyen bir yapıya sahiptir. Doğum esnasında boyunun yana,sağa sola fazla çekilerek fizyolojik sınırlar zorlanacak seviyede yüklenme yapılır ise boyun omurları ile kol omuz arasındaki brakial plexsus yapısında ayrılmalar ve mikro veya makro travmalar görülür ve sinirler hasar görür.

Bebekte Brakial Pleksus Yerleşimi

Okumaya devam et “Obstetrik Brakial Pleksus Yaralanması (OBBP)”

Bu Yazıyı Paylaş !

Parkinson Hastalığı

Beyinde milyarlarca sinir hücresi bulunur. Bu sinir hücreleri biribiri ile büyük oranda kimyasal ve daha küçük oranında ise elektiriksel olarak iletişim halindedir. Bu hücreler arasında nörotrasmitter denilen bazı kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi olan dopamin beyinin substansiya nigra bölümden üretilir. Bu bölgede üretilen bu madde üretiminde meydena gelen sorunlar nedeni ile sorun çıkarsa hastalık bulgu ve belirtileri çıkmaya başlar. Parkinson, yaptığı belirtilerle insanların yaşam kalitesini ve günlük yaşam aktivitelerini etkiler. Genellikle ileri yaşlarda daha fazla görülür. Bu nedenle insanların yaşam süreleri uzadıkça görülme oranları da artmaktadır. Okumaya devam et “Parkinson Hastalığı”

Bu Yazıyı Paylaş !

MS (Multiple Skeroz)

Multipl skleroz (MS) enflamasyon, demiyelinizasyon ve akson hasarı ile karakterize otoimmün bir santral sinir sistemi (SSS) hastalığıdır. Miyelin kılıflar, oligodendrositler ve daha az oranda akson ve sinir hücresinin kendisi hasarlanır. Hastalık sıklıkla genç yetişkinlerde ortaya çıkar. Prevalansı coğrafi özelliklere bağlı olarak 100.000’de 2 ile 200 arasında değişmektedir. İlk olarak 1868 yılında Jean- Martin Charcot tarafından bildirilmiştir.

MS kronik bir hastalıktır. Bir bölümü ataklarla seyrederken bir bölümü baştan veya sonradan ilerleyici olarak seyreder. Okumaya devam et “MS (Multiple Skeroz)”

Bu Yazıyı Paylaş !

Hemipleji=SVO=İnme=Stroke=Felç Nedir ?

Serebro Vaskuler olay=SVO, inme (stroke) ,hemipleji,felç olarak da adlandırılır. Beynin loblarını besleyen arterlerden birinin yırtılması veya tıkanması sonucu ortaya çıkan nöromuskuler fonksiyonların kaybı ile karakterize bir merkezi sinir sistemi bozukluğudur. Tek tarafta kol ve bacakta  ve yüzün karşı tarafında karakteristik özellikleri olan paralizi veya pleji görülür. Bir hastalık değil açığa çıkan toplam klinik bozukluklar tablosudur. Beyine giden kan damarlarında oluşan patolojik değişiklikler, travma veya serebro vasküler bazı hastalıklar, bu nörolojik tabloya sebep olabilir. Her yaşta ortaya çıkabilir, 40 yaş üzeri erkeklerde 2/3 oranında daha fazla görülmektedir. Yaşam süresi uzadıkça doğal olarak SVO ‘lu hasta sayısı da istatisiksel olarak artmaktadır. Yaşla birlikte artışı 45 yaşın altında 100.000 kişiden 998 kişi iken, 65 yaş üzeri 5063 olarak belirtilmektedir.

Okumaya devam et “Hemipleji=SVO=İnme=Stroke=Felç Nedir ?”

Bu Yazıyı Paylaş !

Yüz Felci(Fasiyal Paralizi)

Yüz felci (fasiyal paralizi) yüz sinirinin (fasiayal sinir) ya da dallarının değişik birçok nedenden etkilenmesine bağlı olarak yüzde hareket azlığı ya da yüzde tam hareket kaybı ve diğer problemlerle seyreder.

Bell’s paralizisi (idiyopatik fasiyal paralizi) dışında bütün yüz felci olgularında alta yatan bir neden malesef bulunamamaktadır.

Bölüm tanımları

Paralizi: Tam haraketsizlik yani felç durumunu ifade eder.

Parezi: Yarı hareketsizlik ya da kısmi hareket kaybı ifade eder.

Lezyon Seviyesine Göre Sınıflandırma

 

Fasiyal Sinir Kolları ve Trasesi

Okumaya devam et “Yüz Felci(Fasiyal Paralizi)”

Bu Yazıyı Paylaş !